Nedir? Ne yapmalıdır?
TEKNOLOJİ VE ÇOCUK ...
Teknoloji , techne; yapmak ve logos; bilmek anlamına gelmektedir. İnsanoğlunun ihtiyaçlarına uygun yardımcı alet ve edevatın yapılması ya da üretilmesi için gerekli bilgi ve yeteneklerdir.
Bilginin sanayideki işlemlerde sistematik olarak uygulamaya alınması olarak da bilinen teknoloji, şüphesiz ki faydalı olabildiği kadar Zararlı da olabilir.
Bilimle her an iç içeyiz. Okulda ,evde, işte ,yolda hatta uyurken . Ancak hayatımızın yaşamış olduğumuz dilimlerinde Teknolojinin sağlamış olduğu her kolaylıkta Bilim bunun neresinde diye düşünmeli ve o gözlükle bakmalıyız. Bize ne boyutta zarar ve fayda vereceğini daha önceden tespit etmek , çocuklarımıza yapacağımız en büyük iyilik olacaktır.
Her Dönemde kuşak çatışması yaşanır ve insanlar kendilerinden sonra gelen nesli anlamakta ve de kendilerini anlatmakta zorlanırlar. Ama hiçbir nesil arasında şimdinin anne babaları ve çocukları arsındaki teknolojik uçurum yaşanmamıştır.
Büyüklerimizin kuşağı , çamaşır makinası ile leğen, tel dolap ile buzdolabı, siyah beyaz televizyon ile renkli televizyon, ucu kokulu mektuplarla mailler arasında kalmış oldular. Hiçbir dönemde küçükler bu kadarda büyüklerin önüne geçmemiştir. Büyükler küçüklere bu kadarda soru sormamıştır. Kumandayı nasıl kullanacağım? Bilgisayarı nerden açacağım? Telefonda nasıl mesaj atılır? DVD nedir? Yani şimdi cepten Televizyon seyredebilir miyim? Ve daha birçok sorular peşi sıra gelir. Tüm bu sorulara aldığı cevabın arkasında da çocuğuna karşı duyduğu gururla birlikte aldığı haz vardır. Her ne kadar da değişimler baş döndürücü hızla ilerlese de onlar yinede ayak uydurmaya çalışırlar.
Söz konusu tüm bu araçlar, teknoloji ilerledikçe daha çok geliştirilmekte, dolayısıyla kullanımı da aynı hızda yaygınlaşmaktadır. Teknolojinin, hayatımızın bu denli içinde olması nedeniyle çocukları da bu araçlardan izole etmek mümkün değildir. Bu noktada yapılması gereken en iyi şey, çocukların özellikle eğitim alanında bu araçlardan en iyi şekilde yararlanmasını sağlamaktır.
Günümüzde pek çok uzman, özellikle okul öncesi dönemdeki bir çocuğun gelişimi ve eğitimi konusunda Bilgisayar ve Televizyon’un olumlu ve olumsuz etkilerini tartışmakta ve bunları pek çok teoriye dayandırmaktadır. Ancak varılan sonuçlar göstermektedir ki, Televizyon ve Bilgisayar, uygun kullanım şartları yerine getirildiğinde çocuğun gelişimine son derece olumlu katkılarda bulunmakta, çocukların bilişsel ve dil gelişimini son derece olumlu etkilemektedir. Hatalı kullanım şekilleri elbette ki zararlarını da beraberinde getirecektir.
Bilgisayar ve televizyon çocuğun zihinsel ve dil gelişimi için son derece önemli uyaranlardır. Çocuk günlük hayatında çevresindeki bireylerle kurduğu iletişimler sırasında karşılaşamayacağı kadar çok sayıda ve farklı uyaranlarla, Bilgisayar ve Televizyon aracılığı ile karşılaşır. Özellikle düzgün program modelleriyle karşılaşırsa erken yaşta konuşma becerisi kazanabilir.
Bilgisayar kullanırken özellikle el-göz koordinasyonunun gelişimi ön plana çıkar. Çocuk aynı anda hem ekrandaki uyaranları takip eder, hem de mouse aracılığıyla ekran üzerindekileri hareket ettirir. Çeşitli kavramlarla(şekiller, renkler, eş ve zıt anlamlı kelimeler v.b.) erken dönemlerde tanışır. Bilgisayar ve Televizyon aracılığıyla kazanılan bu kavramları genelleyebilmesi için anne ve baba da destek olursa, çocuk gözlemlediği olayları daha detaylı biçimde ifade edebilme becerisini de kazanır.
Özellikle internet kullanımı, doğru bir modelleme ile çocuğa verildiğinde çocuk araştırma yapmanın zevkine varır. Bilgiye ulaşmanın yollarını, öğrenmenin sınırsızlığını keşfeder.
Ancak bunun gibi olumlu yönlerinin yanın sıra olumsuzlukları da yok değil.günümüzde anne babaların çoğu çocuklarını yeterince kontrol edemediklerinden Televizyon ve Bilgisayar başında geçirdikleri uzun zamanlardan yakınmaktadırlar. Öncelikle bunun önüne geçmek için anne babaların eve girer girmez televizyonu açarak çocuğa bu tür mesajları vermemesi gerekiyor. Çocuk eve geldiğinde günün değerlendirmesini yapmak adına sohbet ortamı oluşturulabilir. Sonrasında ise ev içinde yapılacak işler varsa bunlara çocuklar da dahil edilerek sürekli Televizyon izlemek yada Bilgisayar oynamak fikrinden vazgeçirilebilir. Kısacası eğer ev içindeki boş vakitlerini nasıl değerlendirebileceği ile ilgili olarak çocuklara rehber olunursa onun hayatındaki önem sıralaması değiştirilebilir.
Çocuklarımıza olumlu model ve bilinçli ebeveynler olarak ve teknolojiyi de yanımıza destekçi alarak öğretebileceklerimizin sınırı yoktur. Yeter ki bizler kendimizi okumaya öğrenmeye açık hale getirelim. Çocukların kullanacağı tüm teknolojik araçlarının fayda ve zaralarını önceden bilip önlem alalım. Böylece kuşaklar arasındaki farklılıkları hoş bir anılar geçidi haline getirebiliriz.
Rumeysa Filiz Yılmaz
Bilgisayar Öğretmeni